| ||||||||||||
| ||||||||||||
|
| ||||||||||||
HABER ARA7.SAYI REKLAM VERENLER6.SAYI REKLAM VERENLER5.SAYI REKLAM VERENLER4.SAYI REKLAM VERENLER1.SAYI REKLAM VERENLER3.SAYI REKLAM VERENLER2.SAYI REKLAM VERENLER |
Krizden Amerika yı Müslümanlar mı kurtaracak?
Uzmanlara göre mevcut mali kriz İslami bankalara sıçramayacak. Zira bu bankaların işleyişi çok farklı. Özellikle İslami bankaların borç satmadığı Avrupalı ve Amerikalı bankaların aksine büyük risk taşıyan yatırımlara girmediği için mevcut krizden etkilenmeyecek. Dünyanın en büyük ekonomisi olan ABD'de, kredi kriziyle başlayan sorun, finans piyasalarına yansıyınca dalganın boyu da arttı. ABD'de birçok banka tarihe karıştı, bazı bankacılık modelleri rafa kalktı. Krizin başladığı günden bu yana kademeli olarak defalarca faiz indirimine giden ABD, en sonunda faizleri yüzde 0,25 indirerek sıfır faize yaklaşmış oldu. Amerika, İslam ülkelerinde yaygın olarak kullanılan faizsiz bankacılık modelini benimser mi bilinmez, fakat ciddi bir şekilde İslami bankacılığı inceliyor. Geçtiğimiz aylarda Suudi Arabistan'ı ziyaret eden ABD Hazine Bakanlığı Müsteşarı Robert Kimmitt, küresel krizle mücadelede ne ölçüde yararlı olabileceğini belirlemek amacıyla "İslami Bankacılığı" incelediklerini açıklamıştı. AB ülkeleri ise Almanya'da , İngiltere'de başarılı bir şekilde uygulanan katılım bankacılığını incelemeye aldı. Peki küresel kriz nasıl başladı ? Faizsiz bankacılık ya da katılım bankacılığının kriz karşısında avantajları neler ?
İşte tüm bunların yanıtları ve halen yaşanmakta olan krizle ilgili öne çıkanlar…
Kriz nasıl başladı, nedenleri neler? ABD'de, para hacminin yüksek olması nedeniyle, bazı finansal kuruluşlar 5 yıl önce, kredibilitesi zayıf olan kişilere de mortgage kredisi vererek geri dönüşü riskli bir mali yapıya girdiler. Sadece dar gelirlilerin kullandığı ve subprime olarak adlandırılan 'yüksek riskli krediler'in boyutu 1.5 trilyon doları buluyor. Temel olarak krizin nedenlerini şöyle sıralayabiliriz. Mortgage kredilerinin yapısının bozulması, faiz yapısının uyumsuzlaşması, konut fiyatlarındaki balon artışlar, menkul kıymetlerin fonlanmasında yaşanan sıkışıklık, kredi türev piyasalarının genişlemesi ve kredi derecelendirme sürecindeki sorunlar… Kredi krizi, finansal krize nasıl dönüştü? Kriz her ne kadar başlangıçta bir mortgage krizi olarak ortaya çıksa da takip eden süreçte bir likidite krizine dönüştü. ABD'de 2007 yılında finans ve sigorta, gayrimenkul, inşaat ve madencilik sektörü başta olmak üzere toplam dört sektörün büyüme hızının yavaşlamasıyla genel ekonominin büyüme hızıda yavaşladı. Ekonomik büyümenin yavaşlamasına neden olan reel sektör, mortgage krizinden olumsuz etkilendi. Faiz oranlarındaki değişim kredi piyasasında daraltıcı etki yaptı, kredi piyasasında 2006 yılında yüzde 13.2 oranında artış sağlanırken, 2007 yılında bu oran yüzde 4.8 olarak gerçekleşti. Yatırımcıların risk almadan kazanç elde etme isteği maliyeti düşük, kolay kredi imkanlarına bağlı olarak tüketicilerin aşırı borçlanmasına ve kontrolsüz kredi genişlemesine neden olarak sistemin kırılganlığını artırdı. ABD'de subprime borçlularının ödeme güçlüğüne düşmesi ile tetiklenen kriz, bu kırılganlıklarla birlikte büyüdü. Kriz ve İslami banka ve finans kurumları İslami banka ve finans kurumları konusunda uzman birçok analist, İslami bankaların, işleyişin yapısındaki farklılıktan dolayı dünya piyasalarındaki mali krizden etkilenmeyeceğini, etkilenme olsa bile bunun son derece sınırlı bir çerçevede kalacağını söyledi. Uzmanlara göre mevcut mali kriz İslami bankalara sıçramayacak. Zira bu bankaların işleyişi çok farklı. Özellikle İslami bankaların borç satmadığı Avrupalı ve Amerikalı bankaların aksine büyük risk taşıyan yatırımlara girmediği için mevcut krizden etkilenmeyecek. Merkezi Bahreyn'de bulunan el–Bereke Bankacılık Grubu CEO'su Adnan Ahmed Yusuf, "İslami bankaların senet ya da hisse portföyleri yok, klasik bankaların ya da Avrupa ve ABD bankalarının aksine borç satın alma olayına girmiyor. İslami bankacılığın en önemli özelliği borç satın almıyor. Zira İslam şeriatına göre borç satın almak haram. Dolayısıyla İslami bankalar bu tür problemlerden uzaklar" dedi. Mortgage krizi finans kurumlarını vurmayacak Arap Finans Kurumu Beytu't–Temvil Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu üyesi Dr. Fuad Nedim Mataracı da İslami bankaların dünyanın yaşadığı Mortgage krizinden etkilenmediğini vurgularken konuyla ilgili şunları söyledi: "Bu bankalar başta işleyişlerinin farklı olması gibi çeşitli nedenlerden dolayı bu tür krizlere karşı son derece korunaklı. Önemli nedenler arasında islami bankaların borcu borçla satmaması, hayali işlemlerle nakit üretmek gibi konulardan kaçınması ayrıca şer–i ve teknik kurallar çerçevesinde riskli ve sakıncalı bazı yatırımlardan kaçınmasını sayabiliriz." Batı, katılım bankacılığına neden ilgi duyuyor? Batı'nın ilgi duymasının sebebi, son 10 yılda faizsiz enstrümanlarla Körfez'de birikim yapılmış olması. Aynısını Batı da istiyor ve İngiltere bunu uygulamaya başlayan ilk ülke. Ayrıca İngiltere'de yine bir ilk yapılarak İngiltere ve Avrupa'nın ilk İslami sigorta firması Principal Insurance, Mayıs ayında faaliyete geçti. Ülkenin 2 milyondan fazla Müslüman topluluğuna evlerini ya da araçlarını Şeriat'a uygun sigortalama imkanı sunuyor. Londra'da İslami ürünler sunan 21 klasik banka bulunuyor. Dünyanın bankacılık merkezi İsviçre, ülkede faaliyet gösterecek ilk faizsiz bankaya yeşil ışık yaktı. İsviçre Federal Bankalar Komisyonu (CFB), Faisal Finance Switzerland'a eksiksiz banka lisansı verdi. Faizsiz bankacılıkta faiz riski ve fiyatlandırma riski olmadığından kredi tarafına verilen para mevduata yatırılıyor. Reel sektörle çalışırlar. Bu nedenlerle Faizsiz bankacılığın krizlerden etkilenme ihtimali düşüktür. Türkiye'de dahil olmak üzere katılım bankaları krizlerden daha az etkileniyor. Katılım bankaları, bankacılığın temel fonksiyonlarını yapıyor. Buna karşılık klasik bankacılık çok değişti ve karmakarışık bir hal aldı. Ölçülemez riskler alınıyor, Katılım bankacılığında risk yok ve çok basit. Katılım bankaları yeni bankacılık ve finans sistemin yıldızı haline gelebilir Kabul etmek gerekir ki konvansiyonel bankacılık binlerce yıllık geçmişe ve birikime sahiptir. Eğer Katılım bankaları geleneksel bankaların güçlü yönlerini alıp, faiz yasağına aykırı olmayacak şekilde klasik bankaların tüm ürün ve hizmetlerini sunabilecek yeni enstrümanlar üretebilirse; Amerika'yı kurtarır mı bilinmez ama faiz merkezli her ekonomik modelin krize kurulmuş bir saat gibi olduğunu öğrenmeye başlayan dünyamızda, yeni bankacılık ve finans sisteminin yıldızı haline gelebilir.
Kaynaklar: Türkiye Katılım Bankaları Birliği (tkbb.org.tr), Sami Uslu –Çözüm Faizsiz Bankacılık mı?, Zaman Gazetesi, NTVMSNBC, TIMETURK. Bu haber 116 defa okunmuştur.
|
|||||||||||
| ||||||||||||
|
Altyapı: MyDesign Haber Sistemi RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu Kurulum:Engin Güney Yayınlayıcı Firma:İkia Tanıtım Altyapı: MyDesign Haber Sistemi |
||||||||||||